sınırlarının, isteseler ve uğraşsalar bile değiştirilemeyecek bir mühleti vardır. Bu Kader’dir..
Eğer bu dünyada Şans ve Üzüntü, Kader tarafından belirleniyorsa, o zaman Kader de değişebilir mi?
İnsan mutlu olmak için kaçmalı mıdır? Yoksa bunun yerine ona karşı savaşmalı mıdır?
Başlangıçtaki müziğin sözleri:
Hareketlerim, üzüntümden kaçma isteğimi yansıtıyor.
Hatıraların akışına batmış olarak.
Olağan dışı bir arayışım var,
Ve bu ruh birleşimi.
Bu yolun başında acı var.
Karanlık yaklaştığında bile,
Her zaman gülüşünü hissedeceğim.
Işığı korumak için seninle bir bütün olacağım.
Yakında sonsuz bir güce sahip olacağım.
Rüzgarlara bineceğim ve hayat böyle akacak.
Birisi bunu anlayana kadar,
Ne kadar sürerse sürsün, bir mucize olacak
Ve gerçek en sonunda ortaya çıkacak.
İnsanların iyilikleri ağır geliyor.
Diğerleriyle bağlarını ne kadar kuvvetlendirirsen, onların kendi kaderlerine o kadar burnunu sokmuş olursun.
Seras, savaşmaya hazır ol. Sorun ne? Oyalanma!
+ Efendim… Onlar insandı.
- Öyleyse nolmuş?
+ Onlar insan!
- Ne fark eder, Drakulina?! Bize ateş edip savaş isteyenlerin
insan olup olmaması fark eder mi? Buraya kendi iradeleri ile geldiler!
Bizimle dövüşmeye, bizi öldürmeye ya da kaybedip ölmeye geldiler!
Hepsi bu! Tüm olay bundan ibaret! Bu değiştirilebilecek bir şey değil.
Bunu kimse değiştiremez! Ne Tanrı, ne Şeytan, ne de sen!
Canavarları öldürenler her zaman insanlar olmuşlardır!
Gururumuzu zenginliğimizle koruyamayacaksak bu zenginliğin bir manası olmaz. (Walter)
